Köpeklerde Kısırlaştırma ve Davranış Bozuklukları

Erkek köpeklerde cinsiyet hormonların büyük bir kısmını üreten testislerin operatif yöntemlerle uzaklaştırılması işlemine ‘’orşiektomi’’, dişi köpeklerde üremenin kontrolü şu an popüler olarak yapılan gebelik ve doğum faaliyetlerini sürdüren, ovum, ovaryum, uterus organlarının uzaklaştırılması işlemine ‘’total ovario histerektomi’’ operasyonu denmektedir.

Özellikle erkek köpeklerde, erken dönemde(12 ay öncesi) aşırı hareketlilik, havlama, hırlama, saldırganlık, insanın ya da köpeğin üzerine atlayarak pelvik hareketler yapılması gibi davranışlar ampirik olarak testosteron hormonuna bağlanmaktadır.

Fakat yakın dönem yapılan çalışmalar köpeklerde hareketlilik, havlama, eşya parçalama, saldırganlık, hırlama, pelvik kenetleme davranışlarındaki artış, sıklık ve rahatsız edici düzeyde olmasının nedeni stres, anksiyete ve korku sorunlarıdır.

Stres, anksiyete ve korku sorunlarında, yukarıda bahsedilen davranışlar ve bunlara ek olarak gözüken davranışlar görülmektedir. Özellikle androjen hormonlarının eksikliğinde ya da yetersizliğinde canlılarda özgüven, stres yönetimi, korkunun kontrolü gibi köpeği daha sakin ve kontrollü bir davranış hareketi yapmaya yardımcı olacak özelliklerinde de azalma olması, özellikle bahsedilen orşidektomi ve total ovariohisterektomi operasyonlarının stres bozukluğu, anksiyete bozukluğu ya da korku ilişkili saldırganlıklarda saldırı oranını %30 oranında arttırdığı, strese bağlı pelvik kenetlenme hareketlerini azaltmadığı, anksiyete bozukluklarında görülen havlama ve hırlamayı azaltmadığı ve hatta arttırdığı bildirilmektedir.

Bahsi geçen operasyonların, erkek köpekler arasındaki cinsel yarışmadan(dişiye ulaşma ve çiftleşme) kaynaklı potansiyel kavga davranışlarını oluşmasını engelleyebileceği düşünülmektedir, fakat burada da kaynağa ulaşma konusunda stres ve kaygı kontrolü yapamayan bireylerin kavgaya-saldırı davranışlarına yatkınlığı düşünülürse, erkek köpekler arasındaki kavgayı başlamadan bitirmiş olsa da diğer stres ve kaygı sorunlarında köpeğin saldırgan-kavgacı tavırlarında yukarıda bahsedilen nedenlerle artma sağlaması olasıdır.

Ayrıca aşırı hareketlilik, enerji atamamak, yürüyüş yapmamak gibi nedenler köpeklerde saldırganlığa ya da davranış bozukluklarına sebep olmamaktadır. Cinsel yönelimin tatmin edilmemesi de saldırgan davranışlara, havlamaya, hırlamaya neden olmamaktadır.

Dişi köpeklerde de yukarıda bahsedilen tüm davranışlar görülmektedir, özellikle kısır olup olmamasına bakılmaksızın ya da juvenil(ergenlik) dönemine girmemiş dişilerde de strese bağlı olarak pelvik kenetlenme hareketleri, saldırganlık, havlama, hırlama, aşırı hareketlilik görülmektedir.

Dişilerde de TOVH operasyonları bahsedilen tüm olumsuz etkilere sahiptir.

Bahsedilen nedenler göz önüne alındığında, özellikle sokak köpeklerinin üremenin kontrolü için bahsedilen operasyonlar ülkemizde yapılması akılcıdır, fakat saldırganlığı arttırabileceği ya da azaltmayacağı mutlaka göz önüne alınmalıdır; ev köpeklerinde üremenin kontrolünün sağlanmasının başka yolları da olması nedeniyle bahsi geçen operasyonlar bireyin psikolojik durumu göz önüne alınarak karar verilmeli, anksiyete, korku, stres problemi olma ihtimali olan köpekler doğru bir psikolojik muayeneden geçirilmeden geri dönüşü imkansız bir operasyona bilinçsizce maruz bırakılmamalıdır.

Veteriner Hekim

Gökhan DURUKAN

 

 

Kaynaklar:

-Assessment of serotonin in serum, plasma, and platelets of aggressive dogs, Journal of Veterinary Behavior (2012) 7, 348-352

 

– Analysis of 1040 cases of canine aggression in a referral practice in Spain, Journal of Veterinary Behavior (2007) 2, 158-165

 

– Canine aggression toward family members in Spain: Clinical presentations and related factors, Journal of Veterinary Behavior 12 (2016) 36e41

 

– Effects of surgical and chemical sterilization on the behavior offree-roaming male dogs in Puerto Natales, Chile, Preventive Veterinary Medicine 123 (2016) 106–120

 

– Risk factors associated with stranger-directed aggression in domestic dogs, Applied Animal Behaviour Science 197 (2017) 45–54

Eğitimli Köpek mutlu köpek midir?

            Bir köpeğin eğitim düzeyi ile mutluluğu arasında maalesef ki hiçbir olumlu bağlantı yoktur. Aksine eğitim ya da davranış konusundaki kulaktan dolma, gerçekten köpek etolojisi(köpek davranış bilimi), köpek psikolojisi ve psikiyatrisi hakkındaki tarihin çöplüğüne karışmış yanlış, gerçeklikten uzak bilgilerle donatılmış kendisini uzman sayan köpek eğitmenleri, köpek dövücüleri(köpeklere fiziksel ceza verdikleri için bu şekilde hitap edeceğim), köpek uzmanları(kendileri böyle diyor), köpek davranış uzmanları(ülkemizde böyle bir akademik ya da mesleki uzmanlık henüz yok), köpek psikologları(tüm dünyada psikologluk türlere özgü olmadığı gibi ülkemizde de böyle bir meslek yok) tarafından bu kişilerin uygulamalarına ve dayatmalarına maruz kalan köpeklerin vaaay halineee!

 

Bu yazım biraz sert olacak, baştan söylemekte yarar varJ

 

Köpek konusunda doğru bilgiye sahip olmadan, ailelerin bilgi eksikliğini, zor durumda olmalarını, acele karar vermek zorunda kalmalarını, arama motorlarından çıkan sonuçların da bu bilgi kirliliğini desteklemesiyle; aileler ve köpekler bu yanlışlığın tam ortasına düşüyor.

 

Aile köpeğini eğittirdiğini, sorun olan davranışlarını çözdüğünü, köpeğin muma döndüğünü sanırken, sorunlar gün geçtikçe soğuk sunulan intikam gibi gün yüzüne çıkıp işin içinden daha da çıkılamaz, daha güçlü, daha şiddetli olarak önlerine seriliyor.

 

Peki neden bu durum böyle?

 

Çünkü, köpeği eğitirken sizin görmediğiniz psikolojik ya da fiziksel şiddet uygulanıyor. Komut alan köpeğin, komut ile davranış arasındaki ‘’o an’’da beden dilini çözümlediğiniz an, köpeğin stresini, korkusunu görebiliyorsunuz. Köpek ya düşünmeden komutu yapıyor ya da yaptıktan sonra doğru mu yanlış mı yaptığı konusunda komut verenin gözlerine itaatkar bir bakış atıyor.

 

Peki köpekleriniz neden düşünmüyor? Siz her istediğinizi yapan duygusuz bir robot mu istiyorsunuz yoksa sizinle yaşayan mutlu bir köpek mi?

 

Köpek, eğitimde başarısızlıklarının sonucu olarak ceza gördüğünde ya da yanlış bir terim olarak kullanılan ‘’correction-düzeltme’’ aldığında, köpek düzeltiliyor mu yoksa bozuluyor mu? Verilen her ceza köpekte strese neden olurken, köpeğin güven seviyesini indirmekte ve bu cezayı veren kişiye karşı da güvensizlik hissi oluşturmaktadır.

 

Hızlı yürüyen köpeğini boynundan caaart diye çeken amca, köpeği masaya çıktı diye ona bağıran teyze, halıya idrarını yaptığı için ona haaayııır diye haykıran ev hanımı, köpeği önünden yürüdüğü için ona şiiiiiit diye bağıran genç arkadaş, köpeğin mamasını koyduktan sonra dakikalarda bekleten ağbii, köpeğinden önce yemek yiyen köpeğini saatlerce aç bırakıp şekerini düşüren beyaz yakalı, köpeğinizin sizinle hiyerarşik bir yarışı falan yok lütfen sakin olun ve şu Cesar’ı izlemeye ara verin.

Köpeğinizle doğru bir iletişim kurmak istiyorsanız, onunla yarışmaktan vazgeçin çünkü o bu yarışa dahil olmak istemiyor, onu bu yarışa zorlamak onda stres yaratıyor, köpeğinizle doğru iletişim kurmak için saçma komutlar ve gösteriler yerine, köpeğinizle nasıl oyun oynanır, köpeğinizin zihnini nasıl geliştirebilirsiniz, köpeğinizin gelişimine nasıl katkı sağlarsınız, köpeğinizin mutluluğu için neler yapmalısınız bunları düşünmelisiniz. Artık Lorenz öldü, Cesar’ın da sürekli ölüm haberleri geliyor. Bunlar bilimsel ölüşlerJ

 

Köpeğinize sürekli yanlış yaptığını göstermek yerine ona alternatif yollar sunun!

 

Köpeğinize sürekli hayır, gitme, yeme, içme, hoplama, zıplama, çiş yapma, çıkma, havlama vs gibi olumsuz komutlar vermekten vazgeçin…Bunları yaptığı için onun karşısında ona patronu gibi bağırıp, sinirli insan beden dili ile iletişime geçmeyin, başta da söylediğim gibi bu onda güvensizlik ve strese neden olur. Doğruyu bulmak için yanlışı değil doğruyu gözünü sokun!!!

 

Eğitim vericem derken ona stres hediye etmeyin. Bunun için de yapmanız gereken ona patronluk değil dostluktur, dostlukta bağırıp, çağırmak yoktur, yanlış yapanın elinden tutulur doğrusu gösterilir ve bu yapılırken dostunuzun mutlu olması için ona kendini iyi hissettirmelisiniz.

 

İnsanlığın en eski dostunuzu birkaç kendini bilmez için üzmeyin.

 

 

 

 

Kedilerde Davranış Bozuklukları

Kedilerdeki fazlalıkla görülen davranış bozukluklarından ilki uygun olhqdefaultmayan ürinasyon(idrar), ikincisi ise agresyon(saldırganlık) sorunlarıdır.

Bu ikisi başvurularda üst sıralarda görünmektedir, çünkü insanı en çok etkileyen ve ailenin de keyfini kaçıran sorunlardır. Bu sorunların temelinde çoğunlukla korku ve stres etkenleri yatmakta, bu sorunların kısa vadede çözümü öncelik olarak şikayet edilen sorunu çözmeye yönelik olmasıyla birlikte, sorunun tekrarlamaması için uzun vadede altta yatan sorunlara yönelik çalışılması çok önemlidir.

Burada bu sorunlarının çözüme ulaşacağı konusunda ekstra bilgi vermenin gerek olduğunu da düşünüyorum, çünkü çoğu insan bu sorunları kanıksayarak çözümsüz olduğunu düşünmekte ve hem bu sorunların altında başka sorunlar yaşayan kedilerin hem de aynı evi paylaşan insanlar için durum fazlaca strese yaratır hale gelmektedir.

Çözüm olarak kedilerini evden uzaklaştırmayı düşünenler olabilir ama çok daha kedi-insan ilişkileri bozmadan, kedinizi sokağa atmak zorunda kalmadan da bu sorunların çözülebileceğini belirtmekte fayda var.

Kedilerinizle mutlu günler dilerim.

Veteriner Hekim & Hayvan Davranış Danışmanı

Gökhan DURUKAN

Köpekler İçin Aktiviteler

Bir çok aile köpeğinin yorulmadığı için depresyonda ve stresli olduğunu düşünür, köpeğini yormak için günde 1-2 saat köpeğiyle uzun yürüyüşler, fiziksel aktiviteler yapmak için program yaparlar.

Bir köpeğin günlük hareket rutinine uyarak onu yormak, uyutmak gibi ütopik düşünceleriniz varsa mutlaka öncelikle işi gücü bırakıp triatlon sporcusu olarak hazırlıklara başlamanızı öneririm, ya da günlük 5-10 dakikalık köpeğinizin hem zihinini hem de bedenini harekete geçirecek ve karşılıklı iletişiminizi sağlıklı bir şekilde arttıracak aktiviteler bulmanızı öneririm.

Her köpeğin ilgisini çekecek aktivite farklıdır. Çünkü köpeğin ilgisini çekecek şeyi bulmak için onunla birebir vakit geçirmek gerekir, çoğu köpek gıdaya, topa, pet şişeye, halatlara, paçavralara vs değişik materyallere karşı ilgili olabilir.

Köpeğinizle yaratacağınız aktivitede dikkat etmeniz gerekenler,

1.Öncelikle köpeğinizle oyun oynadığınızı unutmayın.

2.Oyunla birleşen eğitimler her zaman olumlu sonuç verir.

3.Köpekler dünyayı duyularıyla algılarlar, aynı anda farklı duyularını harekete geçiren oyunlarda, hem zihin kapasitesi artaracak hem de daha kalıcı öğrenme sağlayacaktır.

4.Farklı duyuların kullanılmasıyla bu duyuların etkinliği artaracaktır.

5.Her oyun belirli bir süre sonra tek düze olmaya başlar, o nedenle köpeğinizi sıkmadan, her gün için bir oyununuz olsun ve haftada 3 den fazla aynı aktiviteyi peşpeşe yaparak köpeğinizi sıkmayın.

6.Aktiviteleriniz başlangıçta 5 dakikalık olsun ileriki zamanlarda aktiviteler 15 dakikayı geçmesin ve köpeğiniz sıkılmadan aktiviteyi sonlandırın.

7.Aktivite sonrasında kısa bir gezinti yapabilirsiniz.

8.Karşılıklı etkileşimde bulunup oyun arkadaşlığı yaptığınız aktiviteler sizinle köpeğiniz arasındaki ilişki olumlu yönde düzenler.

9.Aktivitelerde köpeğinizin şımarmamasına, fazla tacizkar olmamasına özen gösterin, sizi rahatsız edecek ve sıkacak hareketlerde bulunduğu zaman aktiviteyi sakince sonlandırın.

  1. Her aktivite için belirli bir başlangıç ve sonlandırma komutunuz olsun.

 

Herkese köpekleriyle birlikte güzel anlar dilerim.

Veteriner Hekim Gökhan DURUKAN

Yeni Köpek Sahiplenenler İçin Yanlış ve Doğru Bilgiler

Bu yazımda ilk defa köpekle birlikte yaşamaya başlayan ve özellikle ilk köpek seçimlerini yavru-genç köpeklerden yana kullanan aileler için bilgi paylaşacağım.

Hayatında ilk defa kendinden farklı bir tür canlıyla aynı ortamı paylaşmak çok heyecanlı olduğu kadar, bu yeni tür hakkında doğru bilgilere sahip değilseniz fazlasıyla yorucu ve yıpratıcı olmaktadır, bilimsel araştırmalar köpeklerin terk edilme dönemlerini yoğunlukla 3-6 aylık yaş dönemi oldğunu ifade etmektedir.

Kendi türümüze ait olan bebek sahibi olma süresince bile, onun ihtiyaçlarını, dönemsel fizyolojik bilgilerini ve hastalıklarını, aşı programlarını, bezini, yemeğini vs öğrenmek için kurslar ve eğitim seminerleri düzenlenmektedir. Köpeklerde de tam olarak bu yol izlenmesi önemlidir, keza köpeklerde bizimle birlikte iyi bakıldıkları sürece 20’li yaşları rahatlıkla görebilmektedirler, 20 sene birlikte yaşayacağımız bu ufak dostumuz hakkında mutlaka doğru bilgi sahibi olmanız gerekir.

Bu doğru bilgiye nasıl ulaşacaksınız?

Doğru bilgi o işin uzmanlarından alınmalıdır. Köpeklerle ilgili doğru bilgi alacağınız tek yer veteriner hekimler olmalıdır. Çünkü can dostunuzun, genel sağlığı, aşılaması, beslenmesi, psikolojik gelişimi ve eğitimi bir bütündür, bunların birinde bozukluk olduğu zaman emin olun ki sorunlar bir sarmaşık gibi birbiri ardına ortaya çıkacaktır.

Bu süreçte ülkemizde sıkça olan ‘’bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olma’’ konusunda her kafadan onlarca ses çıkacak, komşunuz, sokakta yürürken karşılaştığınız insanlar, bakkalının, iş arkadaşınız vs herkes doğruluğundan emin olmadığı ama sadece duyduğu onlarca yanlış bilgiyi size sunacaktır ve siz de eğer ki bu konularda bilginiz yoksa o bilgileri alıp can dostunuza uygulayacaksınız ve sonuç köpeğinize bir şeyleri yanlış yapacaksınız ve sonrasında işler sarpa saracak, ya sağlıksız bir köpek, ya davranış bozukluğu yaşayan bir köpek ya da sizin kendi sinirlerinizin yıprandığı olumsuz bir sürece gireceksiniz. Bu senaryonun tek çaresi var, doğru bilgi.

Gelin yanlış ve doğru bilgileri sıralayım, siz de okuyun…

Köpekler tuvaletlerini nereye yapacaklarını hemen öğrenmelidirler. Bu bilgi yanlıştır, köpekler doğada tuvaletlerini her yere yaparlar, biz onlara nereye yapmaları gerektiğini bizim onlara öğretmemiz gerekir. Öncelikle nereye tuvaleti yaptıracağınıza karar vermeniz gerekir. Sonrasında tuvalet eğitim

maxresdefault

inde neler yanlış neler doğru bunu öğrenmeliyiz. Köpeklerin fizyolojik gelişimleri göz önüne alınarak tuvalet eğitimleri verilmelidir. Örneğin köpekler yemek yedikten ortalama 30 dk sonra dışkılama yaparlar, idrar kesesi ise genç köpeklerde 40-45 dakikada bir dolmaktadır. Çok iyi bir köpek 4-5 haftada tuvaletini nasıl ve nereye yapacağını

 

öğrenebilmektedir. Bu da demek oluyor ki  genç köpeklerde ortalama 4.5 aylık döneme kada

 

r fizyolojik olarak idrar yolu kaslarını kontrol etme yetisini kazanırlar, böylelikle 5-5,5 aylık döneme kadar idrarlarını kaçırmaları ya da tutamamaları normaldir. KIZMAYIN!

Köpeğim tuvaletini yapınca ona kızarsam, ceza verir

 

sem, dışkıya burnunu sürtersem, köpeğim bir anda aydınlanıp tuvalet meselesini çözer mi? Çözmez. Yanlış bilgi, köpeğiniz tuvaletini yaptığında burnuna isterseniz meydan louresse ile vurun köpeğiniz öğrenemez! Köpeğinize doğru yere yapmasını göstermek dışında yapmanız gereken hiçbir şey yoktur. Ceza vermek köpeğinizin korkmasına, korku ise istenmeyen idrar kaçırmalara neden olabilir.

 

Köpeğimin aşıları bitene kadar dışarı çıkmaması gerekiyormuş, bu doğru mu? Kesinlikle yanlış bilgi, köpekler doğdukları andan itibaren kontrollü bir şekilde sokağa ve sosyal ortamlara çıkmalıdır, kucakta gezmekten m

 

en edilmeli, uygun bir kayış ve tasma ile normal olarak yerde ve yanınızda gezmelidir. Bunun için uymanız gereken şey, köpeğinizin kontrolsüz sokak hayvanları ve dışkılarının yoğun olduğu yerlerde aşı programı bitene kadar gezdirmemeniz, aşı programı bitene kadar herhangi bir pansiyonda konaklatmamanız yeterlidir. Bunun dışında aylarca dışarı çıkmamış, sokakta dolaşmamış köpeklerde çok net olarak davranış sorunları olma olasılığı %100’dür. Sokağa çıkmayan köpek doğayı tanımaz, sokağı tanımaz bilmez, korkar, saldırganlaşır, mutsuz olur, takıntılar kazanır, bunun ön

 

üne ge

 

çmek için özellikle yavru köpek gelişim okulları köpeğiniz psikolojik gelişimi için kontrollü ve sağlıklı ortamlar sağlamaktadır.

Köpekler bilmem kaç aydan önce eğitilemezmiş! Yanlış

 

bilgi, köpekler doğdukları andan itibaren psikolojik ve fizyolojik gelişimlerine uygun olarak gelişimlerine katkı sağlamak için profesyonel eğitimlere katılabilirler, bu onlar için çok faydalıdır.

Köpek eğitimi cezasız başarı sağlamazmış. Tamam

 

en yanlış bilgi, ceza tek başına hiçbir zaman çözüm üretmez. Önemli olan eğitim yapılırken köpeğin mutlu olmasını sağlamak ve onu doğruya yönlendirmektir. Köpek ceza nedeniyle fazla strese girer, fazla stres ise öğrenmeyi olumsuz etkiler bu nedenle stres altın

 

da yani ceza ile eğitilen köpekler, korkar, fırsatını bulunca saldırganlaşabilir ve öğrenemezler. Bu nedenle eğitimde cezaya, baskıya dayalı eğitimler tutarsız ve başarısızlığa mahkumdur.

Eğitim için köpekleri çiftliğe gönderip, itaatkar olmaları sağlamak gerekir. Bu bilgi de yanlış köpekler ailelerinden en hassas oldukları gençlik dönemlerinden koparıldıklarında stres faktörü nedeniyle eğitim güçleşir, köpek m

 

utsuz olabilir hem de bu mutlu ve özel döneminde aile ile köpek arasında mesafe girmiş olur. Bunun çözümü aile ile köpeğin birlikte eğitildiği programlardır. Yeni modern eğitimler de imkanı olan aileler eğitimlere iştirak ederek bu özel ve zevkli süreci birlikte sürdürmektedirler.

Eğitimli köpek ile eğitimsiz köpek yan yana gelirse eğitim bozulurmuş. YANLIŞ! Çok düşük olsa da taklit yoluyla öğrenme nedeniyle köpekler birbirilerinden bazı şeyleri öğrenirler, fakat belirli komutları bilen bir köpek, yanında bilmeyen bir köpek olduğu için komutu unutmaz, sadece diğer köpekle olmanın heyecanından dolayı eksik ve yetersiz eğitim aldığı için sahibini dinlemeyebilir, burada hata köpeklerde değil, eğitimin metodundandır. Köpeğin burada öğreneceği şeyi, üstüne atlama, oyuncakla oynama şekli vs gibi şeylerdir.

Köpeğimdeki davranış sorunları zamanla geçer! Ara

 

ştırmalar gösteriyor ki, eğer köpekler ya da diğer canlılarda davranış sorunları varsa ya da psikolojik bir sorun mevcutsa bunun profesyonel bir şekilde düzeltilmesi gerekir, kendiliğinden düzelen bir psikolojik sorun ya da davranış bozukluğu olduğuna dair veriler mevcut değildir. Belirli zamanlarda görülmeyebilir fakat sonradan daha güçlü olarak so

 

runun ortaya çıktığı konusunda araştırmalar görülmektedir. Bu nedenle sorun oldu

 

ğunu düşündüğünüz davranışlar konusunda mutlaka uzman bir veteriner hekime danışmalısınız.

Eğitim köpekleri baskılar ve mutsuz kılar ve artık beni dinlemez . Doğru yapılmayan eğitimlerde bu tarz sonuçlarla karşılaşmanız muhtemeldir. Fakat doğru ve bilimsel yöntemlerle yapılan eğitimlerde hem köpeğiniz mutlu olur hem de siz köpeğinizle mutlu olursunuz.

Köpeklerde davranış bozukluklarını eğitmenler çö

zermiş! Kesinlikle yanlış bilgi, davranış sorunları eğitimle çözülemeyecek kadar karmaşık bir alt yapısı olan sorunlar. Bunun için özel olarak psikoloji ve davranış uzmanlığı almış veteriner hekimler tarafından uygun tedaviler yapılması gerekir.

Şimdilik sıklıkla karşılaştığımız bazı yanlış bilgilerin doğru olmadığını nedenleriyle açıklamaya çalıştım, sorularınız olursa gdurukan@hotmail.com.tr adresinden bana sorularını yazabilirsiniz.