Pet hayvanlarında davranış bozukluklarında gıda takviyeleri reçetesiz ulaşım nedeniyle doğal-bitkisel düşüncesine bağlı zararsızlık ön yargısıyla ilk seçenek olduğu düşünülmektedir.
Aslında davranış bozuklukları oluştuğunda gıda takviyeleri, bitkisel temelli takviyelerin kullanımı çok ciddi bir değişiklik oluşturmadığı gibi tedavilerin gecikmesine de neden olarak refah seviyesini düşürebilir.
Gıda takviyeleri veteriner hekim tarafından uygun şartlar için önerildiğinde kullanımları endike olmaktadır. Özellikle davranış bozukluğu ve tanısı olmayan hayvanlarda, henüz stres belirtisi göstermediği fakat stresi artırma potansiyeli olan etkileşimler ve olayla için, örneğin yeni eve geçme, araçla seyahat, klinik ziyareti, kabalık, bebek doğumu, eve yeni hayvan katılımı, hasta yakınının evde bulunma rutinin değişmesi gibi özel durumlardan önce stres seviyesinin kontrolsüz artmasını önlemeye yardımcı olarak destekleyici olarak kullanılabilir.
Fakat yaşından bağımsız stres seviyesinin artmasına bağlı davranış bozukluğu ve psikiyatrik hastalık belirtilerinin görüldüğü durumlarda ilk seçenek olarak değerlendirmek doğru değildir, bu noktada tedavi almaya başlayana kadar veteriner hekimin önerdiği ürünlerin kullanımı düşünebilir.
Bu ürünler kullanılırken özellikle doğal, bitkisel, hemopatik, gibi standartizasyonu ruhsatlandırmada belirlenemeyen, yan etkisi, olası etkileri, farmakokinetiği, farmakodinamiği, endikasyonları bilimsel olarak kanıtlanmamış ürünlerin kullanımında hasta yakını tarafından ön görülemeyen sorunlarla karşılaşılabilir.
Örnek olarak hem pet hayvanlarında hem de insanlarda doğallık olarak sakinleştirici ürünlere eklenen ”sarı kantaron otu”(Hypericum perforatum), sitokrom p450 sisteminde 3A4 enzimini indüklemekte ve bazı ilaçların farmakokinetiğini etkilemekte ve aynı zamanda antidepresanlarla birlikte kullanıldığında serotonin sendromuna neden olmaktadır.

Buna benzer olarak ”valerian otu” olarak bilinen ( Valeriana officinalis L.) 3A4 enzimini inhibe ederek antidepresanların karaciğer tarafından parçalanmasını engellemekte ve böylelikle ciddi yan etkiler oluşmasına neden olmaktadır.
Triptofan gibi serotonin öncülü olan aminoasitler ise tek başına kullanımında çok ciddi yan etkiler oluşturmamakta beraber, antidepresanlarla kullanımında serotonin sendromuna yol açma potansiyeli göstermektedir.
Bunların dışında köpeklerde ve kedilerde kullanılan süt proteini olan alfa-cazosepin antidepresanlarla birlikte kullanıma uygun olması nedeniyle olumlu bir seçenekttir fakat ticari olarak ruhsatlandırılmış olarak ülkemizde olmasa da diğer ülkelerde mevcuttur. Ülkemizde sadece triptofan ile beraber kuru gıda formları vardır, antidepresan kullanmayan hayvanlarda bu tarz veteriner hekim reçeteli mamaların da stresli durumlara maruz kalacağını bildiğimiz hayvanlarda kullanımı önleyici olarak düşünülebilir.
Bunların dışında farklı ürünlerin de gıda takviyesi formları bulunmaktadır. Tüm gıda takviyeleri kesinlikle veteriner hekim tarafından öneri ile kullanılmalıdır.
Psikiyatri ve davranış tedavisi alan kedi-köpeklerin kullandıkları gıda taksiyelerini mutlaka veteriner hekimlerine bildirmeleri yan etki-kontraendikasyonlar için bildirmesinin yaşamsaldır.
Gıda takviyelerinin haricinde, bazı diffüzörler ve kokular da piyasada kullanılmaktadır. Yine bilimsel kanıtlara göre uçucu yağların davranış tedavisinde kedi ve köpek için kanıtlanmış endikasyonları bulunmamaktadır. Feromonlar ise kedi ve köpeklerde özellikle stresli durumlar öncesinde, düşük stres seviyesi bulunan kedi ve köpeklerde psikiyatrik sorunları önlemede kullanımını önerilmekte fakat özellikle saldırganlık gibi yüksek kaygı, stres ve korku seviyelerinin olduğu kedi ve köpeklerde tedaviyi destekleyici olarak planlanmalıdır.
Özetle, kullanılan her ürünün yan etkisi ve istenmeyen etkileri olabilir, doğal ürünlerin de ilaçlarda öngörülen ya da öngörülemeyen olumsuz etkileri olabilir, bilimsel olarak endikasyonu kanıtlanmamış ürünlerin kullanımı hastanın tedavi almasını geciktirebileceği bilinmelidir. Kedi ve köpekler için kullanılacak tüm ürünlerde mutlaka veteriner hekiminizin önerisini ön planda tutmanızı tavsiye ederim.
Gökhan DURUKAN
Veteriner Hekim, Fizyoloji Bilim Uzmanı, Tıbbi Farmakoloji Bilim Uzmanlığı Öğrencisi